MELEĞİM BENİM
MELEĞİM BENİM
MELEĞİM BENİM
ANA SAYFAYA GİT TANRIÇAM FORUM
   
  ® Tanrıçam Benim ©
  Trekking Nerede Yapilir Parkurlari
 

Trekking Nerede Yapilir? Trekking Parkurları :

Türkiye’de trekkinge uygun birçok bölge bulunuyor. Genel olarak baktığımızda trekking turları üç ana güzergahta toplanıyor: Toroslar, Kaçkarlar ve Kapadokya. . Fakat bu üç ana güzergah dışında Ege, Akdeniz ve Marmara’da da birçok yere günübirlik trekking turları düzenleniyor. Özellikle Marmara çevresinde haftasonu düzenlenen trekking turlarından birine katılmak, sizi kentin kalabalık ve gürültüsünden uzaklaştıracak; doğada yapacağınız birkaç saatlik yürüyüşler yeni bir haftaya daha dinç başlamanızı sağlayacaktır.

Trekking parkurlarıbölgesel olarak kısaca tanıtacak olursak, en yakından, Marmara'dan başlayalım.


Marmara Bölgesi ve Çevresi :

Marmara bölgesi ve çevresinde günübirlik trekking turlarına uygun sayısız parkur vardır. Trekking turları düzenleyen acenteler, neredeyse her yeni gün bir parkur daha keşfedip tur seçenekleri arasına katarlar. Eğer doğa yürüyüşlerinden zevk alıyorsanız kendi arkadaş grubunuzu oluşturarak bu bölgeleri kendi başınıza keşfedebileceğiniz gibi, düzenlenen turlardan birini seçebilir ve yeni dostluklar kurabilirsiniz.

Marmara bölgesi civarındaki trekking parkurlarını genel olarak üç ayrı bölgede toplayabiliriz. BunlarAdapazarı-İzmit,Yalova-İznik ve Trakya bölgeleridir.

Adapazarı civarında Sülüklügöl, Maden Deresi, Kazankaya, Sapanca-Şahinkaya ve Çiğdem Yaylası ilgi gören parkurlardandır. Sülüklügöl İstanbul'a yaklaşık 3,5 saatlik uzaklıkta ve toplam yürüyüş süresi 5 saati bulan zorlu bir parkurdur. Daha çok tecrübelilere önerilir. Maden Deresi ise İstanbul'a en uzak parkurlardan biridir ve Adapazarı'nın Karasu ilçesinde bulunur. Oldukça zorlu bir parkurdur. Dere içi yürüyüşleri vardır. Çiğdem Yaylası İstanbul'dan 4-4,5 saat uzaklıkta ve bölgedeki diğer parkurlara oranla nispeten kolay olan, yaklaşık 5 saat uzunlukta bir parkurdur.

İstanbul'a doğru yaklaşacak olursak, İzmit civarında meşhur birçok parkurdan sözedebiliriz. Bunların arasında Aytepe, Menekşe Yaylası,Serindere, Kandıra ve İnönü Yaylası, Ballıkayalar Kanyonu sayılabilir. Ballıdere Kanyonu, Gebze Tavşanlı köyü yakınlarındadır; bu bölge 1995 yılında Tabiat Parkı ilan edilmiştir. Aytepe, Menekşe Yaylası, İnönü Yaylası ve Serindere, Yuvacık civarında olan parkurlardır. Yuvacık İstanbul'dan yaklaşık 2 saat uzaklıktadır. TEM otoyolundan İzmit'e doğru yol alırken Bursa girişinden saptığınızda birkaç kilometre sonra kime sorsanız size bu yaylaları tarif edebilir. Bu bölge doğa yürüyüşleri için her mevsim farklı seçenekler sunar. Yazın Serindere veya Sıcakdere kollarında yürünebileceği gibi, orman içi parkurlarda bir süre devam ettikten sonra da derelere girilebilir. Bölge parkurları yaklaşık 4-4.5 saat uzunluktadır.

Yalova ve İznik civarına geldiğimizde yürüyüş parkurları olarak Erikli Yaylası, Sudüşen, İznik Gölü ve Sansarak Kanyonu'ndan sözedebiliriz. İstanbul'dan Yalova'ya feribotla geçtiğinizde, Çınarcık'tan sonra Erikli Yaylası parkuruna ulaşabilirsiniz. Sudüşen ise Gemlik yakınlarında, İstanbul'dan gemi dahil 3.5 saat uzaklıktadır. Sudüşen parkuru oldukça zorlu bri parkurdur. Eğer yazın geliyorsanız yanınıza mayo almanızı tavsiye ederiz. Gelmişken Yalova Termal Tesisleri'ni ziyaret edebilirsiniz. Sansarak Kanyonu İstanbul'dan araba vapuru geçişi dahil 4 saat uzaklıktadır. Eskihisar-Topçular vapur hattını kullanabilirsiniz. Bu parkur, oldukça zorludur ve daha önce trekking yapanlara önerilir. Burası için de yanınıza mayonuzu almanızı öneririz. Parkur üzerinde doğal havuzlara rastlayacaksınız.

Tekirdağ civarında ilk akla gelen parkurlar Uçmakdere ve Kıyıköy'dür. Kıyıköy İstanbul'dan 2.5 saat uzaklıkta, Kırklareli sınırlarındadır. Oldukça hafif ve kolay bir parkurdur. Yazın yapacağınız yürüyüşlerinizi denize girerek sonlandırabilirsiniz. Uçmakdere ise Tekirdağ'da Ganos dağı eteklerinde bir köydür. Muhteşem bir Marmara denizi manzarası eşliğinde zevkli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Eğer Mayıs-Haziran ayları arasında burada olursanız, kiraz mevsimine denk gelir, enfes kirazlardan bol bol tadabilirsiniz. Ayrıca bölgede Rumlardan kalma 100 yıllık tarihi evler, kiliseler ve şaraphaneler bulunmaktadır. Uçmakdere, hem kültürel hem de doğa yürüyüşlerinden hoşlananlar için ideal bir parkur.

Marmara bölgesi civarında daha birçok parkur vardır. Dediğimiz gibi, her geçen gün yeni bir keşifle yeni bir seçenek eklenmektedir bunlara.

Toroslar :

Toros Dağları, Rodos Adasından Suriye sınırına kadar uzanan bir dağ zinciridir. En yüksek noktası Aladağlar bölgesi olan Toroslar'da bahar aylarında yapacağınız bir trekking turunda yörük obalarına rastlayabilirsiniz. Çünkü havaların ısınmasıyla yörede bulunan yörükler yaylalara göçmeye başlarlar. Yörükler son derece misafirperver olurlar. Bir yörük obasına rastladığınızda grubunuzla birlikte bir süre burada konaklarsanız, sizi büyüleyecek geleneklere tanık olabilirsiniz.

Kaçkarlar :

Karadeniz’in güneydoğusunda yer alan Kaçkar Dağları, yeşilin yüzlerce hatta belki binlerce tonuyla, yöre halkının farklı yaşam tarzıyla, iklimiyle sizi büyüleyeceğine emin olduğumuz bir bölgedir.

Kaçkarların güney eteklerinden kuzey eteklerine uzanan gezi boyunca, yöre halkının yaylalara çıkmak için geçtiği yolları izlersiniz. Daha sonra yaylalar gelir. Yükseldikçe inanılmaz manzaralar sizi büyüler. Ve en sonunda zirveye ulaşırsınız: sonra Kaçkar Dağı!.
Bu bölgede, trekking parkurları olarak Çamlıhemşin,İkizdere, Uzungöl,Fırtına Vadisi ve Borçka'yı sayabiliriz.

Fırtına Havzası Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgesidir.
Tropikal bölgelerle kıyaslanabilecek yoğunluk ve çeşitlilikteki bitki örtüsünü bu iklim şartlarına borçlu olan Fırtına Havzası, yukarı bölümlerde, Ayder ve Çat havzasıolmak üzere ayrılır. Bu havzaların daha üst kesimlerinde ise Kaçkar dağlarını oluşturan Ayder, Aşağı ve Yukarı Kavran, Palavit, Aşağı ve Yukarı Ceymakcur, Hazindak, Pokut, Tirovit, Balakçur yaylaları bulunur.

Çamlıhemşin sınırları içindeki Ayder ve İkizdere yaylalarında her yıl yaz aylarında birtakım yöresel şenlikler yapılmaktadır. Yaz aylarında bir trekking turuna katılacak olursanız Çamlıhemşin yaylalarında Ağustos ayında yapılan Vartevor şenliğini kaçırmamalısınız. Yöre halkının yöresel kıyafetleriyle katıldıkları, tulum ve kemençe eşliğindeki bu şenlik görülmeye değer!


 

En güzel aktivitelerden biri olan trekking. Doğanın yeniden canlanan renklerini keşfetmek, şehirden uzaklaşmak ve spor yapmak için doğa yürüyüşlerini tercih edebilirsiniz. İşte en güzel trekking parkurları..

 

 

Likya Yolu:

 

Dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösterilen Likya Yolu, Fethiye'den Antalya'ya kadar uzanıyor. Doğal ve tarihi güzellikleri bir arada keşfedebileceğiniz bu rota, yerli ve yabancı binlerce doğa tutkununu buluşturuyor. Likya Yolu jüri üyelerimizden Fatih Türkmenoğlu'nun favorileri arasında: "Her aşamasında ayrı bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Karşınıza antik çağa ait de, günümüze ait de yerleşim

çıkabiliyor. İster çadırda, ister otelde kalabilirsiniz." Salih Kurt, "Denize en yakın yollardan biri olduğu için Likya Yolu ideal bir trekking bölgesi," diyor. Burcu Tuğba Düzgüner, "En sevdiğim rota," dediği Likya Yolu'nu şöyle anlatıyor: "Eski bir Likya şehri olan Olimpos'un yıkıntıları arasından, ağaçların gölgelediği üç kilometrelik kumsaldan devam ederek,

Gelidonya Burnu üzerindeki terk edilmiş deniz fenerine ulaşabilirsiniz." Prof. Dr. Orhan Kural, Cemal Gülas ve İsmail Şahinbaş da Likya Yolu'na oy veriyor.

 

 

Kaçkar Dağları:

 

Doğu Karadeniz'de Hopa kıyılarında uzanan Kaçkar Dağları, trekking tutkunlarının en çok tercih ettiği rotalar arasında. Orman, göl, dere, bitki ve hayvan çeşitliliğiyle dikkat çeken Kaçkarlar'da farklı zorluk derecelerinde parkurlar bulunuyor. Prof. Dr. Orhan Kural Kaçkar Dağları'nı sevme nedenlerini şöyle sıralıyor: "Biyolojik çeşitliliğin zenginliği, ulaşım yolları asfalt olmadığı için kitle kullanımına açılmamış olması, burayı cazip kılıyor." Cemal Gülas ise Kaçkarlar'a gitmek için en uygun zamanın haziran ve eylül ayları arası olduğunu söylerken, bu rotada mutlaka görülmesi gereken yerleri şöyle belirtiyor: "Kaçkarlar, Ovit Dağı, Yedigöller, Verçenik, Başyayla, Elevit, Samistal ve Kavrun. Herkes kendi kondisyonuna göre rota seçebilir." İsmail Şahinbaş ise burada dünya ölçeğinde önemli parkurlar bulunduğunu söylüyor. Faruk Pekin de burayı favorileri arasında gösteriyor.

 

 

Yörük göçü:

 

Bahar aylarında Toroslar'da bir trekking turuna katıldığınız takdirde, Yörük obalarına rastlayabilirsiniz. Havaların ısınmasıyla Yörükler, yaylalara göçmeye başlarlar. Son derece misafirperver olan Yörükler, trekkingcileri sıcak yaklaşımları ve gelenekleriyle ağırlıyor. Vedat Atasoy, Manavgat (Antalya)-Bozkır (Konya) arasında her yıl yapılan geleneksel Yörük göçünün, Torosların muhteşem doğasında farklı bir deneyim olduğu görüşünde: "Ancak son yıllarda yapılan yeni yollar, antik patikaların yok olmasına sebep oluyor." Prof. Dr. Orhan Kural bu yolun antik çağdan günümüze kadar kullanılmasının çok cazip olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Orman, göl, ırmak gibi coğrafya çeşitliliğine sahip olması da ayrı bir keyif sunuyor." İsmail Şahinbaş ise kış dönemi dahil haziran ayına kadar Toroslar'ın çok güzel olduğunu söylüyor.

 

 

 

Belgrad Ormanı:

 

İstanbul'un en temiz havaya sahip alanlarından Belgrad Ormanları, şehirden fazla uzaklaşmak istemeyen yürüyüş meraklılarının sık sık tercih ettiği bir bölge. 5300 hektarlık bir yüzölçümüne sahip olan ormanda, çok uzun yürüyüş parkurları bulunuyor. Asfalt yol ile ulaşımı da çok kolay olan Belgrad Ormanları'nda İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak için kurulmuş altı bent bulunuyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında piknikçilerin akınına uğrayan

Belgrad Ormanları'nın tek dezavantajı hafta sonları çok kalabalık olması. Jüri üyelerimizden Fatih Türkmenoğlu, Belgrad Ormanları'nın kısa mesafeli yürüyüşler için ideal olduğunu söylerken, Şerif Yenen şehirden tamamen uzaklaşmak isteyenler için göl etrafındaki ağaçlar arasında ideal bir parkur olduğu görüşünde.

 

 

Kartepe:

 

Marmara Bölgesi'nin Uludağ'dan sonra en yüksek noktası olan Kartepe, 1602 metre yüksekliğe sahip. Kış aylarında kayak merkezi olarak da kullanılıyor. İstanbul'a yakınlığıyla ilgi çeken Kartepe, engin bitki çeşidi, sık ormanlık alanlarıyla, bahar ve yaz aylarında keyifli yürüyüş rotaları sunuyor. 10 kilometrelik yürüyüş alanı olan bu bölge, jüri üyelerimizden Şerif Yenen'in tercihleri arasında: "Dört mevsimin güzelliğini barındıran Maşukiye'den

Kartepe sırtlarına doğru Sapanca Gölü manzaralı orman yürüyüşü, doğa tutkunları için zevkli bir güzergâh." Salih Kurt da trekking için Kartepe'yi tercih ediyor.

 

 

Ihlara Vadisi: 

Aksaray'a 40 kilometre uzaklıktaki Ihlara Vadisi, Hasandağı volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan kanyon şekilli bir vadi. 14 kilometre uzunluğundaki vadide kayalara oyulmuş barınaklar, mezarlar ve kiliseler var. Haluk Özözlü, "Melendiz Çayı'na paralel yemyeşil bitki örtüsü arasında gizli, ötücü kuşların eşliğinde yürürken çok miktarda kaya oyma kilise görebilirsiniz," diyor. Şerif Yenen ise bir saatlik Ihlara Vadisi yürüyüşünün, çoğunlukla düz bir parkurda geçtiğini söylüyor: "Yürüyüş boyunca sağlı sollu kaya bloklarında güvercinlikler, kaya kiliseleri var. Güvercinlik Vadisi de başka bir güzergâhtır."

 

 

Kaz Dağları:

 

Çanakkale, Biga Yarımadası üzerindeki Kaz Dağları, batıda Ege Denizi boyunca ve kuzeyde Marmara Denizi'ne doğru, araya nehirleri ve vadileri alarak devam ediyor. Fatih Türkmenoğlu, Kaz Dağları için şunları söylüyor: "Burada yürümek insana, 'İyi ki insanım, iyi ki buradayım,' dedirtiyor." Haluk Özözlü'nün buradaki favori rotaları şöyle: "Şahin Deresi Kanyonu parkuru veya Sutüven Şelalesi, Hasan Boğuldu Şelalesi, Yeşilyurt Köyleri çevresinde bulunan parkurlar. Alpler'den sonra oksijen oranı en yüksek olan bu bölgede

yapılan yürüyüşlerde değişik ağaç ve bitki türleri görmek, pınarlardan su içmek, şelale göletlerinde yüzmek mümkün."

 

 

Samanlı Dağı Patikaları:

 

Marmara Bölgesi'nde Bursa, Yalova, Sakarya ve Kocaeli arasında uzanan Samanlı Dağları'nın özellikle Kocaeli sınırları içinde kalan bölgelerinde trekking için uygun parkurlar bulunuyor. Jüri üyemiz Orhan Kural, İstanbul'dan kolay ve kısa sürede ulaşılabilir bir konumda olması nedeniyle bu bölgenin çok cazip bir trekking alanı olduğu görüşünde. İsmail Şahinbaş da Samanlı Dağları'nın Kocaeli yönünün trekking için uygun olduğunu söylüyor: "Bitki ve hayvan çeşitliliğinin yanı sıra manzara güzelliği de inanılmaz. Özellikle de körfeze bakan yönde manzarının keyfi daha da artıyor."

 

 

Van Gölü Havzası:

 

Van Gölü ve çevresi tarihi zenginliği ve muhteşem manzaralarıyla trekking tutkunlarını çeken yerlerin başında geliyor. Jüri üyemiz İsmail Şahinbaş, Van çevresinde Artos Dağı ve İhtiyar Şahap Dağları'nın bir bölümünün, Bitlis çevresinde Nemrut Krateri ve Süphan Dağı'nın, Hakkâri çevresinde Cilo Sat Dağları çevresinin trekking açısından son derece elverişli olduğunu söylüyor. Orhan Kural da renk tonları, tarihi ve doğasıyla bu havzanın ön

plana çıktığını söylüyor ve şunu ekliyor: "Tek mahzuru bazı kısımlarında hâlâ mayın tehlikesi olması."

 

 

Yedigöller:

 

Baharın doğadaki uyanışını yakından izlemek ve bir renk cümbüşü yaşamak istiyorsanız, Abant'taki Yedigöller size bu imkânı sunuyor. Doğayla baş başa kalıp, göl ve orman manzaraları eşliğinde yürüyüş yapabilirsiniz. Burcu Tuğba Düzgüner, "İlkbahar ama en çok sonbahar görüntülerine hayran olduğum Yedigöller, doğanın canlanmaya başladığı günlerde trekkingciler için ulaşımı kolay ve nispeten rahat bir parkur avantaji sunuyor," diyor. Faruk Pekin de Yedigöller'in keyifli trekking parkurlarına sahip olduğu görüşünde.

 

 

 

 

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
 
  Bugün 4 ziyaretçikişi burdaydı!
© Copyrighted Name:TANRICAM.TR.GG
® Designed by: BEDAVA-WEB.TR.GG
® Logo Designed by : seversin lahanayı
® Special moments! : AMY LEE FUN CLUP.BLOGSPOT.COM
TANRIÇAM FORUM